
Yaz Aylarında Süt Talebi Düşüyor mu? Sektörün Bilinmeyen Gerçeği ve Çiğ Süt Piyasasının Sessiz Mücadelesi
Yaz mevsimi geldiğinde hava sıcaklıkları yükselir, beslenme alışkanlıklarımız değişir ve sıcak içeceklerin yerini serinletici gıdalar alır. Bu dönemde sıkça dile getirilen bir görüş vardır:
“Yazın kimse süt içmiyor, dolayısıyla süte olan talep azalıyor.”
İlk bakışta mantıklı gibi görünse de bu değerlendirme, yalnızca market raflarındaki içme sütünü esas aldığı için eksik bir bakış açısıdır.
Gerçekte ise süt sektörü açısından yaz ayları, yılın en yoğun ve en kritik dönemlerinden biridir. Çünkü tüketicinin bardakta içtiği süt azalırken, aynı süt bu kez dondurma, yoğurt, ayran, kefir, peynir, sütlü tatlılar ve yüzlerce farklı ürün olarak sofralara ulaşır.
Kısacası süte olan talep azalmaz; sadece tüketim şekli değişir.
Bardaktaki Süt Azalırken Fabrikalardaki Çiğ Süt İhtiyacı Artıyor

Yaz aylarında insanların sıcak süt tüketme isteği doğal olarak azalır.
Ancak bunun yerine;
- dondurma,
- ayran,
- yoğurt,
- kefir,
- sütlü tatlılar,
- milkshake,
- soğuk kahveler,
- krema bazlı ürünler
çok daha fazla tüketilmeye başlanır.
Bu ürünlerin ortak noktası ise tek bir hammaddedir:
Çiğ süt.
Dolayısıyla markette içme sütü satışlarında görülen dönemsel değişim, çiğ süte olan toplam talebin düştüğü anlamına gelmez.
Aksine süt sanayisi yaz aylarında çok daha fazla hammaddeye ihtiyaç duyar.
Yazın Süt Sektörünün Lokomotifi Dondurmadır

Yaz denildiğinde akla ilk gelen ürünlerden biri hiç şüphesiz dondurmadır.
Kaliteli bir dondurma yalnızca şeker ve aromadan oluşmaz.
Üretimde;
- çiğ süt,
- süt yağı,
- krema,
- süt proteini,
- süt tozu
yoğun şekilde kullanılmaktadır.
Haziran ayından itibaren başlayan yoğun talep nedeniyle büyük dondurma üreticileri aylar öncesinden süt tedarik planlarını oluşturur.
Turizm sezonunun başlamasıyla birlikte üretim kapasitesi maksimum seviyeye çıkar.
Milyonlarca külah dondurmanın arkasında aslında milyonlarca litre süt bulunmaktadır.
Ayran ve Yoğurt Yaz Aylarının Vazgeçilmezidir

Sıcak havalarda insanların sıvı ve mineral ihtiyacı artar.
Bu nedenle ayran ve yoğurt tüketimi de önemli ölçüde yükselir.
Türkiye’de;
- restoranlar,
- lokantalar,
- kebapçılar,
- oteller,
- kafeler,
- toplu yemek üreticileri
yaz boyunca çok yüksek miktarda ayran ve yoğurt tüketmektedir.
Her bardak ayranın ve her kase yoğurdun temel hammaddesi ise yine çiğ süttür.
Bu nedenle süt işleme tesisleri yaz sezonunda üretimlerini aralıksız sürdürmektedir.
Turizm Sezonu Süt Tüketimini Artırıyor

Türkiye her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlamaktadır.
Yaz aylarında otellerde verilen açık büfe kahvaltılar, restoranlar, kafeler ve tatil köyleri süt ürünleri tüketiminde ciddi artış oluşturur.
Sabah kahvaltılarında;
- peynir,
- tereyağı,
- yoğurt,
gün içerisinde ise;
- dondurma,
- sütlü tatlılar,
- kahve çeşitleri,
- milkshake,
- ayran
yoğun olarak tüketilmektedir.
Bu durum süt sanayisinin çiğ süt ihtiyacını daha da artırmaktadır.
İşte Yaz Aylarının En Büyük Paradoksu
Sektörde dikkat çeken en önemli konu şudur:
Tam süt talebi artarken süt üretimi düşmeye başlar.
Bunun temel nedeni süt veren ineklerin sıcak havalardan olumsuz etkilenmesidir.
Sıcaklık Stresi Süt Verimini Azaltıyor

Sütçü sığırlar özellikle yüksek sıcaklık ve nemden olumsuz etkilenmektedir.
Hava sıcaklığı yükseldiğinde;
- yem tüketimi azalır,
- hayvan daha fazla su içer,
- enerji ihtiyacı artar,
- metabolizma dengesi değişir,
- süt verimi düşmeye başlar.
Bazı işletmelerde sıcaklık stresine bağlı olarak süt veriminde %10 ile %30 arasında kayıplar yaşanabilmektedir.
Bu nedenle yaz aylarında süt üreticileri;
- fan sistemleri,
- sisleme sistemleri,
- gölgelikler,
- soğutma ekipmanları
gibi ilave yatırımlar yapmak zorunda kalmaktadır.
Bu yatırımlar ise üretim maliyetlerini daha da yükseltmektedir.
Talep Artıyor, Arz Azalıyor

Ekonominin en temel kurallarından biri şudur:
Talep artarken arz azalırsa fiyat üzerinde yukarı yönlü baskı oluşur.
Yaz döneminde tam olarak bu tablo yaşanmaktadır.
Bir tarafta;
- dondurma üreticileri,
- yoğurt fabrikaları,
- ayran üreticileri,
- sütlü tatlı üreticileri,
- turizm sektörü
daha fazla süt talep etmektedir.
Diğer tarafta ise sıcaklık nedeniyle çiftliklerden çıkan süt miktarı azalmaktadır.
Bu durum yaz aylarında çiğ süt piyasasını yılın en kritik dönemlerinden biri hâline getirmektedir.
Buna Rağmen Üretici Aynı Fiyata Süt Satabiliyor

İşte süt üreticilerinin en fazla dile getirdiği konulardan biri de budur.
Yaz aylarında;
- dondurma fiyatları artıyor,
- peynir fiyatları yükseliyor,
- yoğurt zamlanıyor,
- ayran fiyatları yükseliyor.
Ancak aynı dönemde üreticinin sattığı çiğ süt fiyatı uzun süre sabit kalabiliyor.
Üstelik;
- yem,
- saman,
- silaj,
- elektrik,
- mazot,
- veteriner hizmetleri,
- işçilik,
- bakım giderleri
artmaya devam ederken…
Üretici aynı gelirle üretimini sürdürmeye çalışıyor.
Bu durum küçük ve orta ölçekli aile işletmelerinin sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor.
Yazın En Büyük Mücadele Soğuk Zincirdir

Çiğ süt sağıldığı andan itibaren zamanla yarış başlar.
Yaz sıcaklarında sütün;
- hızlı şekilde soğutulması,
- hijyenik tanklarda muhafaza edilmesi,
- uygun sıcaklıkta taşınması
zorunludur.
Aksi halde kalite kaybı yaşanabilir ve tonlarca süt ekonomik değerini yitirebilir.
Bu nedenle süt sektörü yaz aylarında yalnızca üretim değil, aynı zamanda büyük bir lojistik operasyon yürütmektedir.
Güçlü Bir Süt Sektörünün Temeli Çiftçidir

Bugün sofralarımıza gelen her bardak ayranın, her kase yoğurdun ve her külah dondurmanın arkasında büyük bir emek bulunmaktadır.
Üretici;
- hayvanını yıl boyunca besler,
- kaliteli yem kullanır,
- veteriner hizmeti alır,
- sağım hijyenini sağlar,
- elektrik ve su giderlerini karşılar,
- çalışan istihdam eder,
- sıcak hava koşullarında üretimi sürdürebilmek için ilave yatırım yapar.
Dolayısıyla süt sektörünün gerçek kahramanı, üretimin ilk halkasında yer alan çiftçilerdir.
Süt Sektörü Yazın Daha Güçlüdür!

Yaz aylarında süt talebinin düştüğü yönündeki yaygın inanış, sektörün yalnızca içme sütü tarafına bakıldığında ortaya çıkan eksik bir değerlendirmedir. Gerçekte ise çiğ süt; dondurma, yoğurt, ayran, sütlü tatlılar ve turizm sektörünün artan ihtiyacı sayesinde çok daha geniş bir kullanım alanı bulmaktadır.
Öte yandan, tam da bu dönemde sıcaklık stresi nedeniyle süt üretiminin azalması, üreticiler açısından önemli bir maliyet ve verimlilik sorunu yaratmaktadır. Artan üretim giderlerine rağmen çiğ süt fiyatlarının uzun süre sabit kalması ise sektörün en çok tartışılan konularından biridir.
Sürdürülebilir bir hayvancılık için yalnızca sanayinin değil, üreticinin de güçlü olması gerekir. Çünkü güçlü bir süt üreticisi; güvenli gıda, sağlıklı nesiller ve ülkenin gıda arz güvenliğinin en önemli teminatıdır.
Tarım İş Net olarak, süt üreticilerinin emeğinin hak ettiği değeri görmesini, aile işletmelerinin güçlenmesini ve hayvancılık sektörünün sürdürülebilir şekilde büyümesini destekleyen her adımın, Türkiye tarımı için büyük önem taşıdığına inanıyoruz.

